Microsoft ürünlerinin yerelleştirilmesi konusunda Sitebuilders community grubunda devam eden “Microsoft ürünlerini Türkçe’leştirmeli mi?” başlıklı bir tartışma hakkında yorumlarımı blog’umdan da paylaşmak istedim.
Türkçe olması bence de doğru.
Fransa, Japonya gibi ülkeler yerel dilleri olmadan birçok ürünü ülkeye dahi sokmuyorlar.
Bunun yanında, Microsoft’un ürün yaşam döngüsü artık çok hızlandı. Kurumlar daha bir çözümü yaygınlaştırmadan yeni versiyon hatta 2 yeni versiyon atlıyor.
Bu hızlı güncellemelerin avantajları çok. Özellikle rakip ürünlerin her geçen ay yeni özellikleri yaygınlaştırdıkları günümüz koşullarında lokmaları bölerek hazmetmek (Major versiyon + R2 versiyon gibi) oldukça büyük esneklik ve rekabet gücü sağlıyor.
Bununla beraber ürünlerin son versiyonlarının sağladığı performans, stabilite, özellik ve prestijden doğan katmadeğeri yakalamayı hedefleyen firmaların da güçlü bir “Service Transition” süreçlerine ihtiyacı var. Çünkü BT ortamlarında en riskli aksiyon değişiklik yönetimidir.
Bu güncellemelerin bir dez avantajı da test ve yerelleştirme problemleri. Microsoft şu anda bir projenin ortalama %40 ‘lık zamanını test sürecinde harcıyor. Devam eden yüzlerce proje ile birlikte yerelleştirme için ciddi kaynak ayırmak gerekiyor.
Bu sebepten dolayı tüm ürünlerin yerelleştirmeleri senkronize gidemeyebiliyor, hatta bazı ürünler için hiç yerelleştirme olmayabiliyor.
Görüşüm Türkçe’ye tam destek. Ancak bir gerçeği unutmamak lazım: günümüzde BT’nin dili İngilizce’dir. İngilizce’den kaçmak bilişimde mümkün değil. Çünkü ürünü Türkçe kursanız dokümanalar İngilizce. Dokümanları Türkçe’leştirseniz dünyadaki bilginin çoğu ingilizce.